1:05 am - Perşembe Temmuz 31, 2014

DİKKAT EKSİKLİĞİ,HİPER AKTİVİTE BOZUKLUĞU VE İLAÇ KULLANIMI

DEHB, çocuğun gelişimine uygun olmayan yetersiz dikkat süresi, yaşa uygun olmayan hiperaktivite ve dürtüsellikle(düşünmeden harekete geçme) karakterize bir bozukluktur. Tedavi edilmediği taktirde çocuğun sosyal ve akademik alandaki işlevselliğinin giderek bozulduğu , özgüveninin zamanla kaybolduğu bilinmektedir.

Tanısı; çocuğun doğum öncesi ve sonrası gelişim öyküsünün ayrıntılı şekilde alınması, aile ve çevresiyle olan ilişkilerinin değerlendirilmesi ve çocuğun gözlemlenmesi ile çocuk psikiyatristi tarafından konur. Hastalığın nedenleri olarak nörokimyasal, nörofizyolojik, psikolojik ve genetik faktörler üzerinde durulur.

Bozukluk, çocuk psikiyatristi, psikolog, aile ve okul işbirliği ile çok yönlü olarak ele alınmadığı taktirde tam olarak başarı sağlanamaz. İlacın bir hasta için gerekli olup olmadığına hastanın klinik tablosuna bakarak hekimler karar verir. Ancak ilacın kullanımıyla ilişkili olarak ailelerin ciddi kaygıları olmaktadır. Bunun en önemli sebebi ilacın yan etkileri ve bağımlılık yaptığı ile ilgili medyadan edinilen bilgilerdir.

İlaçlar bu hastalığın tedavisinin çoğu zaman bir parçası olmaktadır. Bunun nedeni tedavide kullanılan ilaçların DEHB’de görülen biyokimyasal dengesizlikleri düzenleyerek olumlu etkiler göstermesi ve çocuğu tedavisi sürecini olumlu etkilemesidir. Sıklıkla kullanılan ilaçlar santral sinir sistemi stimulanları olan amfetamin türevi ilaçlar (Ritalin, Concerta, Adderal vb.), antidepressanlar, klonidin, pemolin, karbamazepin vs.’dir. Bunlardan özellikle dikkat fonksiyonları üzerine olumlu etkileri olan ve Metilfenidat içeren Ritalin ve Concerta isimli ilaçlar ülkemizde sıklıkla reçete edilmektedir. Metilfenidat; 1930′lardan beri bilinmekte ve sadece bu durumda değil; aşırı uyku hali ile giden ve “narkolepsi” dediğimiz hastalıkta da öncelikli olarak kullanılmaktadır.

Sadece uzman hekim tarafından yazılabilen ve öncesinde hekim tarafından ilaç kullanmasına engel teşkil eden bir durumun (kardiyak aritmi, hipertiroidi, hipertansiyon, angina pectoris gibi) olmadığı hastalarda, yine hekimin önerdiği dozda ve saatte sıklıkla çocuğun ders saatleriyle uyumlu olarak kullanılır. İlaç kullanılmaya başlandıktan sonra da hastanın takibi yakından sürdürülür. Sıklıkla rastlanan yan etkiler uyku ve iştahta azalma, karın ve baş ağrısı olmakta ve yatkınlığı olan hastalarda tiklerin ortaya çıkmasına sebep olabilmektedir. Diğer yan etkiler çok daha nadiren ortaya çıkmaktadır.

Bozukluğun eskisine göre daha sık gözlenmesinin nedenleri; hem çocuk ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaşması hem de aileler ve okulların, artan duyarlılıkları sonucu bu hizmetlere başvurmalarıdır. Çevresel etkenlerin de DEHB’nun şiddetinde katkısı vardır ancak tek başına sorumlu tutulamaz. Araştırmalar biyolojik bir zemin üzerine psikolojik ve sosyal boyutun eklendiğini göstermektedir.. DEHB’nda görülen problemlerin sorumluluğunu; çocuğu dışarıda tutarak sadece çevreye yüklemek beyin-davranış ilişkisini bilmemek demektir. Bağımlılıkla ilgili kaygılar ise ilacın farmakolojik özellikleri nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Ancak, metilfenidat; tedavi sürecinde çok yakından izlenen bir ilaçtır. Çocuklarda bağımlılığa neden olmadığı da araştırmacılar tarafından da her fırsatta vurgulanır. Üstelik uzun süreler bu ilacı kullanan çocuklarda tatil araları verilebildiği gibi, tedavi sonlandığında da rahatlıkla kesilebilmektedir. İleri yaşlarda madde kullanmaya yatkınlığı arttırabileceğine dair net bulgular da ortaya konmuş değildir, ileri sürülenler de tartışmalıdır. Gerçekte, tedavisiz bırakılan çocuklar daha ileri yaşlarda ortaya çıkabilecek davranım bozuklukları nedeni ile daha çok risk altındadırlar.

Tedavide yetersiz kalmanın en önemli nedeni az önce söylediğimiz biyopsikososyal çerçevede çok yönlü bir ekip çalışmasının sağlanamamasıdır. İdeal bir tedavi için anne babanın ve okulun da işbirliği ile; çocuk psikiyatr, psikolog, nörolog, sosyal hizmet uzmanını da içeren bir tedavi ekibi tarafından gereken bütün terapi teknikleri uygulanmalıdır.

Kategori: Güncel Sağlık Haberleri, Hiperaktivite (DEHB)
FaceBook ta paylaş

Henüz yorum yok.

Yorum Ekleyin