ALZHEİMER HASTALIĞI GİDEREK ARTIYOR MU? Alzheimer hastalığı, yaşla orantılı olarak görülme sıklığı artan ve günümüzde hastaneleri çok meşgul eden bir tablodur. Kişinin yıllar süren bir süreçte git gide unutkanlığının derinleşmesi ve terminal dönemde etrafında ki 1.derece yakınlarını bile tanımaz hale gelmesi oldukça dramatiktir. Hedefimiz Alzheimer hastalığını durduramasak bile terminal döneme gelmesini engellemek , eğer bu kaçınılmassa elden geldiğince geciktirmektir. Bugün için dünya da bu alanda ki tedavi araştırmaları tüm hızıyla sürmektedir. Sadece ABD de yıllık 100 milyar dolar civarında ki bir para Alzheimer hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır. Alzheimer tedavisinde kullanılan ilaçların oldukça pahalı olması, ülkemizde de önemli bir bütçenin bu alana kaymasına neden olmaktadır. Son yıllarda sağlık teknolojilerinde elde edilen gelişmeler hiç kuşkusuz ki, insan ömrünü uzatmıştır. Bu nokta da, teşhis araçlarının çok gelişmesi kadar yeni geliştirilen tedaviler de rol oynamıştır. Ama ne yazık ki , beden ömrünü uzatabildik ama beyin ömrünü henüz istenilen ölçü de beden ömrüne paralel olarak uzatabilmiş değiliz. Bu nedenle Demansiyel sendromlar ve Alzheimer hastalığı, her geçen gün giderek artan bir sıklıkla karşimıza çikmaktadir. Yaşlı nüfusun giderek artması ile, her yıl bir önceki yıldan daha fazla Alzheimer hastası ile karşi karşiya kalacağız. Bu nokta da giderek daha tehlikeli boyutlara çikan elektromanyetik kirliliğin de etkisinin olduğunu düşünüyoruz.
ALZHEİMER’DE MANYETİK ŞOKLAMA TEDAVİSİ: Bu yöntem yeni yeni tedavi literatürüne girmiştir. Alzheimer hastalığında beyinin her iki şakak lobunda bir metabolizma azalması olduğunu yapılan SPECT ve PET tetkikleri ile bilmekteyiz. Hatta bir çok araştırmacı, her iki paryatal ve temporal loblarda (beyinin şakak lobları) PET filmi ile saptanan hipometabolizmanın,
hastalığı oluşturan neden olduğunu ve Alzheimer için tanı koydurucu olduğunu düşünmektedir. Diğer taraftan Transkranial Manyetik Stimülasyonun (TMS) uygulanan bölgelde metabolizmayı ve kan dolaşimını arttırdığını yine PET ve SPECT incelemeleri ile ispatlanmıştır. Bu nedenle unutkanlık ve demansiyel sendromlu hastalara biz REEM Nöroloji Merkezi olarak önce PET filmi çektirmekte, daha sonra da metabolizma düşüklüğü olan bölgelere , metabolizmayı yükseltmek ve bu bölgelerde ki kan dolaşimını arttırmak için TMS uygulamaları yapmaktayız. Bu yöntemle özellikle başlangıç ve orta dönemdeki Alzheimer hastalarında önemli düzelme ve gelişmeler elde etmekteyiz. Bazı hastalarda tedavi sonrasında yaptığımız PET incelemeleri, daha önce metabolizmasını düşük bulduğumuz beyin bölgelerinde, metabolizmanın yükseldiğini ve normalleştiğini göstermiştir. TMS tedavisinin; bilinen bir yan etkisi olmaması, ve etkinliğinin PET tetkikleri ile gösterilmesi uygulamanın her Alzheimer ve demans hastasında güvenle kullanılabileceğini ifade etmektedir. Diğer taraftan TMS uygulamaları, ilaç tedavisi ile beraber yapılabilir. İlaçlarla herhangi bir iletişim ya da etkileşime girmez. Dolayısıyla ilaç tedavisinin yanısıra uygulanacak TMS seanslarının hastalığı, tedavi, durdurma ve yavaşlatma anlamında çok önemli bir rol üstlenecegini söyleyebiliriz. |